|
Bu memlekette yobazlığa, şeriata, vatan hainlerine karşı yasa yok mu? Var, danası, babası değil; değiştirilmesi teklif bile edilemez denen Anayasası hem de.. Laikliği ve bölünmez bütünlüğü koruyacağına namusu ve şerefi üzerine ant içen milletvekilleri.. Görev tanımı içinde Cumhuriyet’i korumak ve kollamak olan dört yıldızlı generalleri.. Yasaları uygulamakla, yürütmekle yükümlü savcıları, valileri.. Var; varoğluvar anlayacağınız! Peki şeriat isyanına kalkışmış bir Kürt ayrılıkçısı için anma törenleri ne demek oluyor o zaman, birileri açıklayıversin. Sormak lazım.. Valilerimizin görevi, hayatını bu vatana adamış Milli Şef’e sövgü mü, seçimlerde beyaz eşya dağıtmak mı; yoksa dirlik düzeni sağlamak mı? Tekel işçilerini, 1 Mayıs emekçilerini inim inim inletmek mi, yoksa Atatürk devrimlerine nispet yapar gibi, asıldığı yerde şeriat gösterisine kalkışanları cezalandırmak mı? İngiliz casusu bir zırcahile ‘Deniz Gezmiş gibiydi garibim, badem gözlüydü’ muamelesi yapacağız nerdeyse yahu! Fazla söze gerek yok; Şeyh Sait’i ayrılıkçı Kürt kahramanı yapmaya yeltenenler için işte gerçekler! Kulağına üflenen bilgilerle, manyellenmiş, satın alınmış, köleleştirilmiş, kapıkulu gazetecilerin değil, hem fikri hem zikri olan Uğur Mumcu gibi, sahip olduğu bilgileri hayatıyla ödeyen namuslu araştırmacıların belgelerine bakarım ben. Bu yobaz ayaklanmasını kavramak istiyorsanız 1919-1925 Kürt-İslam Ayaklanması’nı okuyun. Mumcu beş yılda yabancı güçler desteğiyle nasıl olgunlaştığını kanıtlı-tanıklı ortaya koyuyor. Bir isyan genç Türkiye Cumhuriyeti'ni sırtından hançerlemiş, yıllarca yerinde saymasına yol açmıştır. Tamamiyle Musul ve Kerkük’ü sahiplenmek, Türk ordusunu oyalarken masada söz sahibi olmak için İngiliz destekli bir ayaklanmadır. Hadi bakarkörler Mumcu'ya inanmıyor, hiç değilse Şeyh Sait'i ailesinin bir üyesinden, yaşayan tek çocuğu, 86 yaşındaki Şeyh Ahmet Fırat’ı dinlesinler bir. İlerlemiş yaşına rağmen güçlü bir hafızaya sahip olan Şeyh Ahmet Fırat o günleri uzun uzun anlatıyor. Diyor ki özetle: (…) Şeyh Efendi, rejim hakkında “buna itaat lazım gelmez, çünkü Allah"ı tanımıyor, milletin de o idareye karşı çıkması lazım” diyordu. "Allah'a isyan edene millet de isyan etsin" hadisi şerifini söylüyordu. (…) rejim şeriatı kaldırdı, Kuran hükmünü kaldırdı, rakıyı, faizi serbest etti. Bunlar hep Allaha isyan etmektir. Hadise göre, bunları kabul etmeyeceksin. Şeyh Sait Efendinin fikri buydu. (…) rejimin değişmesini, eskiye dönülmesini istiyordu. Müritlerinin hepsi Kürt’tü. Eğer başarılı olsalardı, kurulacak devlet Kürt Devleti olacaktı. Genç’te 3 ay Kürt idaresi yapılmış, şeriat usulü bir idare kurulmuştu. (…) isyan başarıya ulaşsa, şeriatla yönetilen bir Kürt Devleti kurulacaktı!
***
Mesele bu kadar açıkken ‘ne kokar ne bulaşır’ NTV, iş Mustafa Kemal’e laf atmaya gelince aslan kesiliyor.. Daha önce de yazdım; Wilson vakfının ödülünü alan Ferit Şahenk'e çok öfkeliyim. NTV'sini izlerken yine başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Dünün bebesi Mirgün Cabas ve yılların kaşarı Hakkı Devrim almışlar karşılarına iki Şeyh Şait’çiyi, hababam debabam cumhuriyeti çekiştiriyorlar. Çocuk, ilkokul tabiat bilgisinden çakmış öğrenci cehaletiyle ‘Şeyh Sait’i anma etkinlikleriniz artarak sürecek değil mi?' gibilerinden akla zarar sorular soruyor. Hem boyundan büyük işlere kalkıyor, hem suç işliyor farkında değil. Neylersin ki kerata Don Kişot'lukta haklı; ekmek aslanın ağzında! İzmir’i kurtaran Türk askerini işgalci gösteren… Mustafa Kemal’e bir tek ‘zavallı’ demediği kalan Can Dündar’a destek verirken Livaneli’nin, Özakman’ın destanlarını es geçen bir grupta çalışıyor sonuçta Mirgün. Millete dil hafiyeliği yapan Hakkı Devrim içinse söylenecek söz bile yok. Konuk diye çıkarılan şeriat sözcüsü iki kafadara çanak sorular tam bir rezalet! Kapıyı vurup çıkamayan ‘Devrim’ci Hakkı'nın yüzü nerdeyse yaşdaşı olduğu cumhuriyet rejimine atılan iftiralar karşısında kızarmadı, bari soyadından utansın. Doğuş Grubu'nun Türklerle başının pek hoş olmadığı CNBC-e’siyle, NTV’siyle, Tarih dergisiyle ortada. Utanmasa, çekinmese, tırsmasa… Ulusal bayramlarımız 18 Mart’ı, 23 Nisan’ı, 19 Mayıs’ı, 2 Temmuz’u, 30 Ağustos’u, 9 Eylül’ü, 29 Ekim’i yas; 10 Kasım’ı bayram ilan edecek! Ferit Bey belki de Seyit Rıza, Derviş Mehmet, Şeyh Sait, Dr. Nazımgilleri kahraman.. Mustafa Kemal’i, arkadaşlarını, İnönü’yü, Kubilay'ı ise hain görüyordur. Kimbilir? Heyecanlı heyecanlı Şeyh Sait güzellemeleri yaptırırken aynı ilgiyi ulusalcılardan esirgemesinin başkaca mantığı yok. Aman canım sen de; tuz ta tepelerde kokmuş, biz kafayı kimlere takıyoruz!
MUSTAFA ÖZBEY
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
|